| |
♥Kadınlar
İcin
Sözler♥
|
Bir kadın sevgisine ulaşmak için geçilen
yolların en kısası”acındırmak”tır. B.I.FLETCHER
Kadını güzel yapan Tanrı; sevimli yapanda şeytandır. VİCTOR HUGO
Kadınların aşkları suya yazılmış inançlarıda kuma çizilmiştir.
AYTOUN
Kadınların üzüntüsü yaz fırtınası gibidir; şiddetli ama kısa olur.
JOANNA BAİLLİE
Kadın insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız
kovalar. CHAMFORT
Erkekler, kadınlara istediklerini söylerler; kadınlar, erkeklere
istediklerini yaparlar. DE SEGUR
Kadınların çoğu, resimleri kadar genç değildir.SİR MAX BEERBOHM
Kadınlar, gururlarını kurtaran yalanlardan hoşlanırlar. G.F.ATHERTON
Kadınların ellerine düşeceğine kucaklarına düş. BİERCE
Kadınların en büyük suçları erkeklere benzemek istemeleridir. DE
MAİSTRE
Kadının namusunu erkeklere karşı koruması, ününü kadınlara karşı
korumasından çok daha kolaydır. ROCHEBRUNE
Kadının kötüsü kadar kötü, iyisi kadar da iyi bir yaratık yoktur.
EURİPİDES
Bir kedinin dokuz canı, bir kadının da dokuz kedi kadar canı
vardır. FULLER
Kadın Sağlığı ve Çalışma Hayatı
--------------------------------------------------------------------------------
Hazırlayan :Dr. Didem Gediz Gelegen
Üreme sistemleri ile ilgili farklar dışında, kadın ve erkek
işçilerin zararlı iş koşullarından ve bunları kontrol
önlemlerinden aynı şekilde etkilendiğine dair yaygın bir yanlış
anlayış vardır. Kadınlar ve erkekler çoğu kez aynı hastalıktan
etkilenirken, fiziksel, metabolik, hormonal, fizyolojik ve
psikolojik olarak faklılık gösterirler. Örneğin, kadınların
ortalama beden ve kas kütlelerinin daha küçük olması nedeniyle
kişisel koruyucu giysilerin ve araçların ölçülerine uygun olup
olmadığına dikkat etmek gerekir. Aynı şekilde, ortalama beden
kütlesinin erkeklerden daha küçük olması kadınları alkolün
karaciğer ve santral sinir sistemi üzerine etkileri açısından daha
duyarlı kılar.
Çalıştıkları iş türleri, yaşam biçimlerini etkileyen sosyoekonomik
ortam ve sağlığı geliştirme programlarına katılım ve yanıt
açısından da faklılıklar gösterirler. Son zamanlarda bazı
değişiklikler olmasına rağmen, kadınlar genellikle sıkıcı derecede
rutin ve tekrarlayıcı kazalara maruz kaldıkları işlerde
çalışıyorlar. Ücret eşitsizliği yaşıyor; ev işleri, çocuk ve yaşlı
bakımı gibi erkeklerin aynı derecede paylaşmadığı sosyal
sorumluluklar taşıyorlar.
Gelişmiş ülkelerde kadınların beklenen yaşam süresi, hemen her yaş
grubunda, erkeklerden uzundur. Beklenen yaşam süresi 45 yaşındaki
bir Japon kadın için 37.5 yıl, İskoç kadın için 32.8 yıl iken
diğer birinci dünya ülkelerinden kadınlar için de bu sınırlar
arasındadır. Bu gerçekler kadınların sağlıklı olduğu gibi bir
algılamaya neden olur. Bu "extra" yılların, çoğu önlenebilir olan
kronik hastalıklar ve sakatlıklarla geçirildiği gerçeği ise gözden
kaçırılmaktadır. Birçok kadın karşılaştıkları sağlık risklerinden,
dolayısıyla bu risklerin kontrolü ve ciddi hastalık ve kazalardan
korunma yöntemlerinden haberdar değildir. Örneğin, birçok kadın
meme kanseri riskinin fakındayken, zaman içinde kadınlarda majör
ölüm nedeni haline gelen kalp hastalıklarının ve primer olarak
sigara kullanımındaki artışa bağlı olarak ki koroner arter
hastalıkları için de majör risk faktörüdür. artış gösteren akciğer
kanserinin farkında değillerdir.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, 1993 yılında, 2500 erişkin kadın
ve 1000 erişkin erkekle görüşülerek yapılan ulusal bir araştırma (Harris
ve ark.1993) kadınların ciddi sağlık sorunları yaşadıklarını ve
gerekli tıbbi yardıma ulaşamadıklarını göstermiştir. Araştırma
sonuçlarına göre, her on kadından üç veya dördünün uygun klinik
koruyucu hizmet almamaları nedeniyle tanısı konulmamış, tedavi
edilebilir hastalık riski taşıdığı saptanmıştır. Koruyucu hizmet
almamalarının nedeni, sağlık sigortalarının olmaması veya
doktorlarının test yaptırmalarını ve araştırmanın gerekli olduğunu
söylememesidir. Ayrıca, araştırmaya katılan önemli sayıdaki
kadının kişisel doktorlarından memnun olmadıkları görülmüştür: on
kadından dördü (erkeklerin iki katı) doktorun kendilerini ciddiye
almadığını ifade etmiş ve % l7’sine (erkeklerde % 10) problemin
"kafasında" olduğu söylenmiştir.
Ruhsal hastalık oranları kadınlar ve erkekler için kabaca aynı
iken hastalık türleri değişmektedir: kadınlarda depresyon ve
anksiyete bozuklukları daha sık görülürken erkeklerde madde ve
alkol bağımlılığı ve anti sosyal kişilik bozuklukları sıktır (Glied
ve Kofman 1995). Erkekler genellikle ruh sağlığı uzmanlarından
yardım alırken, kadınlar sıklıkla birinci basamakta tedavi
edilmekte ve çoğu ihtiyaç duydukları ilgiyi görememektedir.
Kadınlar, özellikle yaşlı kadınlar, fazla oranda psikotropik ilaç
reçetesi almakta ve bu durum psikotrop ilaçların muhtemelen aşın
tüketildiği konusundaki kaygıyı arttırmaktadır. Çok sık olarak,
önlenebilir ve tedavi edilebilir sorunlardan ve stresten
kaynaklanan zorluklar, sağlık çalışanları, aile üyeleri, şefler ve
çalışma arkadaşları ve hatta kadınların kendileri tarafından "ay
hali' veya "yaşam değişikliği" yansıması olarak tanımlanmakta ve
tedavi edilmeden bırakılmaktadır.
Saydığımız koşullar, kadınların yaşlı ya da genç olsun bedenlerini
tanıdıkları ve onun nasıl işlediğini bildikleri varsayımıyla
birleşmektedir. Bu varsayım doğruluktan uzaktır. Bu konuda yaygın
bir ihmal ve eleştirilmeden kabul edilmiş yanlış bilgilenme söz
konusudur. Çoğu kadın bilgisizliğini açıklamaktan utanmakta ve
"normal" veya basit açıklamaları olan semptomlar nedeniyle kaygı
taşımaktadır.
Kadınlar, çalışma yaşamının büyük bir kısmında işgücünün %50'sini
oluşturduğuna ve bazı sektörlerde daha fazla yer aldıklarına göre;
önlenebilir ve düzeltilebilir sağlık sorunları sağlıkları,
üretkenlikleri ve çalıştıkları şirketler üzerinde belirgin ve
ortadan kaldırılabilir bir yük doğurmaktadır. Bu yük, kadınlar
için düzenlenmiş bir işyeri sağlık geliştirme programı ile
belirgin şekilde azaltılabilir.
Kadın Sağlığını Geliştirmek için İşyeri Programı
Sağlık bilgisinin büyük bir kısmı gazeteler, dergiler ve
televizyon kanalıyla edinilmektedir. Fakat bu bilgilerin çoğu
eksiktir ve belli ürünlerin ve hizmetlerin tanıtımı için
uyarlanmıştır. Medya, genellikle, tıbbi ve bilimsel gelişmelerin
tanıtımında, cevaplandırdığından daha çok soru sormakta ve hatta
gereksiz gerginliklere yol açmaktadır. Sağlık çalışanları
hastanelerde, kliniklerde ve özel muayenehanelerde hastanın
semptomları ile bağlantılı olmayan önemli sağlık konuları ile
vakit harcamamak içiıı hastanın verilen bilgileri anlayabilecek
bir altyapıya sahip olup olmadığından emin olmak konusunu çoğu kez
eksik bırakmaktadırlar.
İyi düzenlenmiş bir işyeri sağlık geliştirme programı, kesin ve
tam bilgilenme, grup içinde ve bireysel görüşmelerde soru
sorabilme fırsatı, klinik koruyucu hizmetler, sağlık geliştirme
etkinliklerine katılını fırsatı, hastalık ve sakatlıkları asgari
düzeye çekebilmek
için danışmanlık hizmetini içermelidir. İşyeri, sağlık
deneyimlerinin ve bilgilerinin paylaşımı için hele de sağlık
sorunları iş koşulları ile bağlantılıysa ideal bir ortamdır.
Sağlıklı yaşam biçimine ulaşılması ve sağlık geliştirici
etkinliklere katılım için çalışma arkadaşlarının varlığı ek bir
motivasyon sağlar.
Kadınlara yönelik programlar büyük bir çeşitlilik göstermektedir.
Ernst ve Young adlı büyük bir firma, Londra’daki çalışanları için
dışarıdan gelen bir konsültan tarafından düzenlenen Kadınlar İçin
Sağlık Seminerleri organize etmiştir. Seminerlere tüm düzeylerden
çalışanlar katılmış ve çok memnun kalmışlardır. Katılan kadınlar
sunumlarının biçimini belirleme konusunda serbest bırakılmıştır.
Konsültan dışarıdan geldiği ve çalışma statüleri için bir tehdit
oluşturmadığı için, birlikte kadın sağlığı hakkında kafalarının
karışık olduğu birçok konuyu tartışmış ve açıklığa
kavuşturmuşlardır.
İngiltere'de BUPA (British United Provident Association) Sağlık
Merkezleri 35 bağlantılı ancak coğrafi olarak ayrı birimde gezici
sağlık üniteleriyle binlerce kadına hizmet vermiştir. Kadınların
büyük bir çoğunluğu sağlık geliştirme programlarına işverenleri
tarafından gönderilmiş, geri kalanlar bağımsız olarak
katılmışlardır.
BUPA, en azından İngiltere'de, sadece kadınlara koruyucu hizmet
veren muhtemelen ilk kadın sağlığı merkeziydi. Hastane bazlı ve
bağımsız kadın sağlığı merkezleri yaygınlaşmakta ve varolan sağlık
sistemi içinde yeterli hizmet alamayan kadınlar için bir çekim
merkezi oluşturmaya başlamaktadır. Prenatal ve obstetrik hizmetler
yanında özellikle koruyucu hizmetlere önem veren birinci basamak
sağlık hizmeti sunulmaktadır.
Johns Hopkins School of Hygiene and Public Health'den
araştırmacılar tarafından, Commonwealth Foundation desteğiyle
yapılan, 1994 yılı Kadın Sağlığı Merkezleri Ulusal Araştırmasına
göre ABD'de 3600 kadın sağlığı merkezi vardır (Weisman 1995).
Bunların %71'i primer olarak rutin jinekolojik muayene, Pap testi
ve aile planlaması hizmeti verirken; %82'si gebelik testi ve
kürtaj danışmanlığı; %5O'si kürtaj; ayrıca cinsel yolla bulaşan
hastalıkların tespiti ve tedavisi, meme muayenesi ve kan basıncı
kontrolü hizmetleri verilmektedir. Bu merkezlerin birçoğu
çevresindeki işyerlerinin kadın çalışanlarına işyeri kadın
sağlığını geliştirme programları çerçevesinde hizmet sunmaktadır.
Verilen hizmet türü ne olursa olsun, kadın çalışanlar için işyeri
sağlık geliştirme programının başarısının sırrı sadece sunulan
bilgi ve hizmetin güvenilirliğinde değil, daha önemlisi, sunuluş
biçiminde yatmaktadır. Programlar kadınların yaklaşımları,
anlayışları ve aynı zamanda kaygıları dikkate alınarak belli bir
duyarlılıkla hazırlanmış olmalıdır. Bir yandan destekleyici olmalı
ve hizmeti bir lütufmuş gibi sunmamalıdır.
Kadınların Sağlığı ve Çalışma Yaşamları
Kadınlar ücretli işgücü piyasasında kalıcıdır. Hatta birçok
endüstrinin temel işgücünü oluşturmaktadır. Erkeklerle her açıdan
eşit uygulamalarla karşılaşmalıdırlar. Sadece bazı sağlık
deneyimleri açısından farklılık gösterirler. Sağlık geliştirme
programı kadınları bu farklılıklar konusunda bilgilendirmeli;
ihtiyaç duydukları ve istedikleri sağlık hizmeti türüne ve
kalitesine ulaşmaları için güçlendirmelidir. Şirketler ve
yöneticiler kadınların çoğunun önemli kadın hastalıkları
yaşamadıkları, yaşayan küçük bir kısım için de önleme ve kontrolün
mümkün olduğu konusunda eğitilmelidir. Kadın hastalıkları, çok
nadir olgular dışında ve benzer hastalıkları olan erkeklerden daha
sık olmayacak düzeyde, kadınların tam katılımı ve etkin iş
performansının önünde engel oluşturmamaktadır.
Birçok kadın yönetici bulundukları yüksek pozisyonları sadece
işlerinin mükemmel olmasından dolayı değil, aynı zamanda hiçbir
kadın hastalığı yaşamadıklarından dolayı elde etmişlerdir. Bu
durum bazı kadın yöneticilerin bu tür sorunları yaşayan kadınlara
karşı daha tahammülsüz ve destekleyici olmayan bir tavır
sergilemelerine yol açabilir. Görünen o ki, işyerinde kadınların
yükselmelerinin önündeki engellerden biri de kadınların
kendileridir.
Kadın sağlığı konularına ve sorunlarına odaklanan ve onları uygun
duyarlılık ve bağlantı ile yönlendiren bir işyeri kadın sağlığı
geliştirme programının sadece çalışan kadınlara değil, aynı
zamanda onların aileleri, toplum ve çalıştıkları işyerlerine de
faydası vardır.
|
|
|
 |