♥Aşk Mektupları♥
SEN BUNU BİLMEYECEKSİN
Mektubuma, edebiyatın son derece kalıplaşmış kelimeleri olan nasılsın
iyi misin? gibi klasikleşmiş sözcüklerle değil de; seni sevdiğimi seni
çok çok özlediğimi söyleyerek başlamak istiyorum.
Bir insanın yaşayacağı en zor duyguları yaşıyorum belki de...
Sana karşı duymuş olduğum özlem, uzun zamandır rüyalarımı süsleyecek
kadar güzel olmasına rağmen en büyük eksikliği içime yediremedim. Bazen
düşünüyorum da; her şey eskisi gibi olur mu diye? Ama bazen de bunun çok
zor olabileceği düşünüyorum.Çaresiz, çok rahatsız bir hastanın beklediği
küçücük bir ümit vardır ya, benim ümidimde belki o kadar ama bu ümit
benim yüzümde en azından bir tebessüm bırakabiliyor. Aklıma her
geldiğinde özellikle geceler.Sabaha kadar düşünüyorum.Her şey nasıl
olmalıydı diye kendi kendime.En azından böyle olmamalıydı bence.
Aslında sen de haklıydın. Sonsuz bir türlü sabah olmayan gecelerde sana
hak verdi zaten. Ne yapacağımı bilmediğim, yapa-yalnız geçirdiğim, bir
türlü kimseye açılıp söyleyemediğim çaresizlik içinde akan bu göz
yaşlarım senin içindi.
Seninle ilk tanıştığım günler, seninle sohbet etmek için can atardım.
Her an aklımdaydın. Tek düşündüğüm kişi sendin. İçimde bir korku
olmasına rağmen. Bu da ayrılıktı. Okulda evde dışar da aklım hep
sendeydi. Bu da bana mutluluk veriyordu ne yapabilirdim ki. Hala bu
kadar uzun zaman geçmesine rağmen sana ait hiç bir şeyi unutmadım.
Unutamadım. Hatırlar mısın? Bir kez sen de bana unut diye akıl
vermiştin. Unutmanın bu kadar zor olabileceğini öğrendim. Unutmak
kelimesini o kadar çok özlemişim ki keşke unutabilsem o kadar çok
denedim ki. Seni hatırlatacak bir şey karşıma çıkıyor yine. Yalnız
kaldığım zaman bir tek şey düşünüyorum. Ne olabilir ki... Bu duygunun
nasıl bir şey olduğunu tahmin bile edemezsin.
Belki de ilk defa böyle duygular içindeyim. Kendimi çok yalnız
hissediyorum. Hayatımda ilk defa bu kadar derin duygular içinden hareket
ederek birisine açılıyorum. Bunun zor yanı da duygularımı paylaştığım
kişinin sevdiğim kişi olması.Belki de en zor dakikalarımı yaşıyorum şu
anda. Şimdiye kadar duygularımdan kimseye bahsetmemiştim çünki...
Serin bir gecede, Yaşarın romantik şarkılarının eşliğinde şu yazıyı
yazmak o kadar çok zor geliyor ki. Hiç göz yaşların benimkilerle yaşadı
mı? Benim göz yaşlarım hiç yalnız kalmadı biliyor musun? Hep göz
yaşlarıma eşlik ederdim. Hiçte soramazdım göz yaşlarıma neden
ağlıyorsunuz diye? Korkardım... İçimde sakladığım bir tek dileğimde
mutluluğundu. Göz yaşlarımın ardından hep mutlu olmanı dilerdim
yıldızlardan.
Zaman öyle acımasız ki, beni dinleyen birini bulmuş iken yine çabuk
olmamı istiyor. Zaman... Hep acımasızdı zaten...
Son cümlelerimi yazarken benim için çok kutsal olan aşkım kelimesini o
kadar çok söylemeyi istedim ki... Bunu anlata bilmek mümkün değil. Benim
yazacaklarımın hepsi bu kadar. Umarım ki mutlusundur ve her şey gönlünce
olur. Kendine iyi bak...
Sevdim Seni
Bir sabah uyandığımda kalbimin ağrımadığı gün,senin kahrolduğun gün
olacak.
Ben seni üç ayda sevdim,bir gecede de bitirdim seni..
Hatırlarmısın? bir gece yarısı beni arayıp;“sensiz olmanın düşüncesi
girdi aklıma uyuyamadım.Ne olur böyle bir şeyin olmayacağını söyle bana”
dediğin gece kalbimi alıp götürmüştün benden.
Sensiz olmayacaktım,sen dışında kimsede olmayacaktı artık dünyamda.
“Senden başka kimse istemiyorum dünyamda.Benim hayatım senin olduğun
yerde”
deyişlerini anımsıyorum…
Şimdi ise yorgun yüreğim aşka burun kıvırmanla,
hiçbirşey olmamışcasına davaranışlarınla usta işkencelerde..
ama yenilmeyeceğim,boynumu eğmeyeceğim çekip gidişine..
Beynime sıktığım kurşunla bitirdim seni bitap düşmüş yüreğimde…
Sen bu gönülde doğan en büyük güneştin anlayamadın,
Ama bu gönülde batan en küçük sen sandal da yine sen oldun bunuda çok
iyi anladın…
Neden sana acı çektiriyorum, sevgilim?
- Neden hep, ya sana acı çektirmek, yada kendi kendimi aldatmakla
geçiyor günler. Biz birbirimizin hiçbirşeyi olmayacaktık; ama herşey
olduk. Seninle böyle düpedüz konuşuyorum, çünkü sen her bakımdan
anlarsın. Şu var ki ben, herşeyi olduğu gibi görüyor ve bunun için de
çIğrımdan çıkıyorum. İyi uyu meleğim ve uyan! Seni artık görmeyeceğim
yalnız biliyorsun ya ben kalbimi ah , hepsi saçma, ne soylesem hepsi
boş. Yıldızları nasıl seyrediyorsam bundan böyle sana da öyle bakacağım
demek! Hele, bir düşün bunu...
Wolfgang von Goethe(Goethe'nin Seçilmiş Mektupları kitabından)
19 Mayıs 1951
ROSENBERGLER
Benim canım sevgilim,
Beni saran kollarından koparken ne kadar isteksizdim, ahh.. Ve hücreme
yaklaşırken adımlarım nasıl geri geri gidiyordu bilsen... Hücre- sessiz,
acımasız ve umursamaz tavırlı, sahibinin gidişinin farkında değilmiş
gibi görünen ama sonunda döneceğini bilerek böbürlenen hücre, orada beni
bekliyordu. Dudaklarım, konulmaz bir açlık içinde seninkilerle
kenetleneli yalnızca üç gün oluyor. Daha üç gün önce, yıllardır
sevdiğim, garip bir aşinalık, garip bir yabancılık duyduğum, sayısız
geceler boyu yanında yattığım ve tatlı uyuduğum o varlığa kondu
gözlerim. Takvime göre yalnızca üç gün, bana sorarsan aradan birçok
evren çağı geçti ve ben seninle sanki hiç konuşmadım da konuştuğumu
düşte gördüm. Sevgilim "kendimden geçtim " derken benim yerime de
konuşmuş oluyorsun. Tırmandığın basamaklar, içeri girdiğimde beliren
görüntün. Manny'nin kulağıma boğuk boğuk gelen sesi, içinde bulunduğumuz
oda .. Hepsi ve herşey öyle çılgın bir gümbürtüyle bilincime aktı ki,
ağzımı açamaz oldum . Sonra, fiziksel selamlaşmamızın acı veren eşsiz
tadına daha tümüyle varmadan, bununla birlikte, içtikçe daha çok
susadığımın bilincinde olarak ayrıldığımı ve kaldırılmaz bir masanın
aramIıda olduğunu gördum..!
Ahh, Monsieur, Je t'aime, Je t'adore. Büyük yalnızlık duyan karın Ethel
( Ethel ve Julius Rosenberg'lerin hapishanede birbirlerine yazdığı
mektuplardan oluşan "Rosenbergler" kitabından..